REKTUM KANSERİ

REKTUM  15-18 cm , makat(anüs) den önceki son kısım.

3 kısma ayırıyoruz, ust 5 cm , ota ve son 5 cm ilk bölümler.

Üst kısım kolon kanseri gibi davranır (damarlanması ve lenfatıkleri kalın barsak gibi olduğu için)

Orta ve distal kısım damar ve lenfatikleri yukarıdan farklıdır.

Rektum kanseri teshiS edilen bir hastada aynı anda kalınbarsak da da tümör bulunma ihtimali %5-10 olduğundan kolonoskopi ile bütün kalın barsak incelenmelidir.

Biyopsi,  hemen daima Adenokanser tanısı koyulur, detayında yazan iyi -orta -kötü diferansiye  veya grade 1-2-3  yazması özel durumlar dışında (70 yaş veya çok erken lezyonlar) tedavi aşamasında bugün için karar vermemizi etkilememektedir.

Bu nedenle bu konuyu düşünmeyiniz, grade 3 olması ileri evre yada evre III olduğunu göstermez .

Bu aşamadan sonra hastalığın barsak duvarında ki yayılımı ve çevredeki lenf bezlerinin varlığı ve komşu organlara yapışıp yapılmadığı açısından LOKAL YAYILIM değerlendirmesi yapılır, bu aşamada en yaygın kullandığımız görüntüleme metodu

Kaliteli kontrastı BT, veya Pelvik MR dur. Bütün karın incelemesi yapılarak KARACİĞER de uzak yayılım açısından incelenmelidir.

REKTUM KANSERİ tedavisinde 3 silah kullanmaktayız, (CERRAHİ, RADYOTERAPİ, KEMOTERAPİ). Çoğu hastada 3 yöntemi de kullanarak hastalığı yenmek mümkün oluyor. Bu tedavilerin hedefi hastalığın

Bulunduğu bölgede ve vücutta değişik yerlerde tekrarlanmasını önlemek, veya tekrarlama  ihtimalini azaltmaktır.

BT ye göre duvar dışına taşmış, veya lenf bezi büyümüş veyakomşu organa yakışıklı varsa önce RT ile tedaviye başlamak bugün için en güncel tedavi yöntemi.

2 türlü uygulama yapmaktayız,1- 5 günlük RT (kısa dönem-İsveç metodu), 2- Uzun dönem kemo RT (5hafta sürüyor). Hedefimiz hastalığı küçültmek veya tamamen kaybolmasını sağlamaktır. Ayrıca bu bölgedeki daha sonraki tekrar riskini en aşağıya çekmektir.

Son kısımda yerleşen konserlerde bu tedavilerle küçülen -kaybolan kanserlerde MAKAT alınması gerekirken sifinkterleri (makamı) koruma imkanımız olabiliyor.

Özel bir sorun yoksa ameliyatlar kapalı yöntem (LAPAROSKOPİK CERRAHİ) ile yapılmaktadır. Açık cerrahide yapılanlarla aynı ameliyat yapılır,  ameliyat sonrası ağrı çok az olur, iyileşme hızlı olur.

ROBOTİK CERRAHİNİN (robot yardımıyla aynı işleri yine aynı aynı cerrah yapar-robot yapmaz)  masrafı arttırma  ve ameliyat süresini uzatma dışında kanser sonuçlarına iyileştirici katkısı yoktur.  Prostat kanseri dışında (dikiş atmak gerektiğinden avantaj sağlar) avantajlı olduğu bir durum yoktur. Özel Hastaneler bu konuyu istismar edebilmektedirler.

Ameliyatlara low (aşağı) anterior, ver low anterior rezeksiyon veya kolon-anal anastomoz denmektedir. Bu ameliyat yöntemlerinin makat ı (sifinkterleri) koruma avantajı olmakla birlikte dışkılama fonksiyonlarında sıkıntı veren problemli sonuçlara da neden olabilmektedir .

Bu karar cerrahın tecrübesinee hastalık göre değişim gösterebilir. Aşağıda yapılan bağlantılarda ameliyat sonrası iltihabi komplikasyonları azaltmak için geçici olarak barsak (sıklıkla ince barsak) geçici olarak karına  ağızlaştırılabilir (sıklıkla yapılır).

1-2 hafta içinde patoloji sonuçları çıkar, en doğru ve kesin evreleme yapılır (duvardaki yayılım T evresi, lenf bezi yayılımı N evresi )belirlenir.

Buna göre Kemoterapi kararı değerlendirilir.

ÖZEL DURUMLAR:

-Üst yerleşimli (10-15.cm) kanserlerde sıklıkla önce cerrahi ile başlanır.Sıklıkla torba takmaya gerek olmaz.

-Karaciğer, akciğer veya karın içinde hastalık yayılımı varsa çoğu kez KT ile başlanabilir,

-Karaciğer veya akciğerde hastalık varsa sayısına ve büyüklüğüne göre kolorektal cerrahi ile eşzamanlı veya 3 ay sonra cerrahi ile rezeksiyon (çıkarma işlemi) yapılabilir veya kemoembolizasyon denen yöntemler ile

hastalık tedavi edilebilir.

KOMPLİKASYONLAR:

Anastomoz kaçağı,

Kanama,

Yara enfeksiyonu,

Emboli,

Akciğer enfeksiyonu

ÖLÜM:

Yaşa ve yandaş hastalıklara göre her 100 kişiden 1-5 kişi uzayan sorunlarla, 2. Ameliyat olma gereği ve  ölüm riskine sahiptir,

Her ameliyatta benzer riskler (az-çok)  bulunur.