KOLON HASTALIKLARI

 • Polipler
• Divertikülozis
• Divertikülit
• Arteriovenöz malformasyonlar
• İskemik kolit
• İltihabi bağırsak hastalıkları
• Toksik megakolon
• Sigmoid volvulus
• Kolon kanseri

APANDİSİT

Apendiks çekumun ucunda yaklaşık 4 cm uzunluğunda bir organdır. Lenf yollarından zengindir. Bu nedenle özellikle çocuklarda apendiks kökünün lenf bezlerinin şişmesi nedeniyle tıkanması burada yangıya neden olur. Yaşlı kimselerde ise bunun nedeni genelde girişi tıkayan bir dışkı parçasıdır. Önce iştahsızlık ardından tam olarak yeri belli olmayan göbek çevresi ağrıdan sağ kasığa doğru yer değiştiren bir ağrı tipi belirgindir.

Tanısında fizik muayene ve bilgisayarlı tomografi önemli yer tutar. Bunların yanı sıra ultrason da önemli bir tanı yöntemidir.
Tedavisi ise kesinlikle cerrahidir.

4

**http://assets.aarp.org/external_sites/adam/html/2/1128.html

POLİPLER

Polipler, kalın bağırsak yüzeyini örten dokunun belli bir bölgede normalden fazla ve hızlı çoğalarak bağırsak boşluğuna doğru bir çıkıntı meydana gelmesiyle oluşurlar. Eğer 100’den fazla polip mevcutsa, buna polipozis adı verilir. Genelde iyi huylu olmalarına karşın kansere de zemin hazırlayan türleri vardır. Adenomatöz, hiperplastik, hamartamatöz ve iltihabi tipleri vardır. Kanser genellikle adenomatöz polip zemininde gelişir. Polipten kanser gelişimi uzun bir süreçtir.
5

En çok görülen tipi hiperplastik poliptir. Hiperplastik polip genellikle rektum yerleşimlidir. Çocuklarda genellikle dışkının uzun süre tutulmasından kaynaklanır.
Kalıtımsal polipozis sendromları da vardır. Ailesel adenomatöz polipozis (FAP) , Lynch sendromu I-II, Turcot sendromu, Cowden sendromu, juvenil polipozis, Cronkhite-Canada sendromu
Tanısı kolonoskopi, rektosigmoidoskopi ve baryumlu kolon grafisiyle konur.
Tedavisi ise kolonoskopi sırasında polipin tamamen alınması ile olur.

FAP(Ailesel adenomatöz polipozis): Kalıtımsal bir polip hastalığıdır. Polipler çocukluk çağında oluşmaya başlar ve kanserleşme eğilimindedirler. Bu nedenle 40 yaşından önce bu kişilere total kolektomi uygulanmalıdır, yani kalın bağırsak tümüyle alınmalıdır.
Lynch sendromu: Bu sendromda polipozis görülmeden kanser gelişme eğilimi vardır. Bir tipinde kalın bağırsak ve rektum kanserine ek olarak rahim, mide, ince bağırsak, yumurtalık, pankreas ve üriner sistem kanserleri görülebilir.
Jüvenil polipozis: Çocukluk çağında pek çok polip görülmesi durumudur ancak kanserleşme eğilimini jüvenil polipoziste azdır.

6

***http://healthinformation.centracare.com/library/healthguide/en-images/media/medical/hw/h9991072.jpg&imgrefurl=http://healthinformation.centracare.com/library/healthguide/enus/support/topic.asp%3FhwidDzm2675&usg=__jZlOh3UofqFlL9NhDgm5tsEkmYQ=&h=300&w=460&sz=29&hl=tr&start=1&um=1&tbnid=3XiIbcXNc1fijM:&tbnh=83&tbnw=128&prev=/images%3Fq%3Dcolon%2Bpolyps%26hl%3Dtr%26um%3D1

DİVERTİKÜLOZİS

Divetikül kalın bağırsak kartlarının karın içine doğru genişlemesiyle oluşur. Eğer tüm katlar genişliyorsa buna gerçek divertikül, sadece boşluğa yakın iki tabaka olan mokuza ve submukoza adı verilen tabakalar kasların arasından çıkarak karın boşluğuna genişliyorsa buna da yalancı divertikül adı verilir. Divertiküllerin büyük çoğunluğu yalancı divertikül yapısındadır. Yaşla birlikte, beslenme alışkanlıkları nedeniyle (özellilikle posası az yiyecekler tüketilmesi) divertikül sayısı artar. Genellikle rektum ve sigmoid kolon seviyesinde yerleşim gösterir. 60 yaş civarı alt sindirim sistemi kanamalarının en sık nedenidir.

Çekumdaki divertiküller ise genellikle gerçek divertiküllerdir ve karın içinde oluşmuş yapışıklıklar nedeniyle meydana gelir.
Tanısı baryumlu grafi, bilgisayarlı tomografi veya rektosigmoidoskopi /kolonoskopiyle konur.

7

****http://www.diverticulitisremedies.com/category/treatment

DİVERTİKÜLİT
Divertikül ağzının dışkı parçasıyla tıkanması sonucu aynı apandisitte olduğu gibi bir yangı oluşmasıdır. Ancak bu sefer ağrı genellikle sol taraf yerleşimlidir. Ateş de yüksektir.
Tanısında bilgisayarlı tomografi kullanılır. Kolonoskopi akut dönemde kesinlikle yapılmamalıdır çünkü divertikülün perfore olmasına (yırtılmasına) ve bundan dolayı enfeksiyonun tüm vücuda yayılmasına neden olabilir.
Tedavisi antibiyotiklerle yapılır. Hasta iyileştikten sonra mutlaka kolonoskopi yapılmalıdır.

ARTERİOVENÖZ MALFORMASYONLAR
Atardamarlar ve toplardamarlar arasında yapısal bir bozukluk olmasıdır. 60 yaş sonrasında alt sindirim sistemi kanamalarının en sık nedenidir. Genellikle hafif kanama yaparlar, ancak az da olsa ağır bir kanama tablosu da görülebilir.
Tanısı arteriografi ile konur

İSKEMİK KOLİTİleri derece damar hastalığı olan yaşlılarda görülür. Kalın bağırsağa kan akımının azalması ya da kalın bağırsağı besleyen küçük damaların tıkanması sonucu oluşur. İnen kolonun dalağa yakın olan bölümünde 10-15cmlik bir alanı kaplar.
Tanısı kolonoskopiyle konur.
Tedavisinde iskemik alan cerrahi olarak çıkarılır.

İLTİHABİ BAĞIRSAK HASTALIKLARI

Crohn hastalığı, ülseratif kolit ve irritabl bağırsak hastalığı iltihabi bağırsak hastalığı tipleridir. Bu hastalıkların nedeni tam olarak bilinmez.
Crohn hastalığı: Genellikle 20’li yaşlarda ortaya çıkar. Sindirim sistem sisteminin her yerini tutabilir. Ağızda ve genital bölgede ülserler, gözde üveitle birlikte görülür. Karın ağrısı ve kanama olabilir. Bölgesel tutulum vardır ancak tutulan bölgenin tüm katları tutulur. İlerleyen dönemlerinde bağırsaklar arası fistüller gelişebilir. Tanısı kolonoskopi ve biyopsiyle konur. Tedavisi bağışıklık sistemini baskılayıcı ilaçlar, diyet ve gerektiğinde cerrahi işlemlerdir.

Ülseratif kolit: Genellikle 20’li yaşlarda görülür. Sadece kalın bağırsak tutulur. Mutlaka rektum tutulumu vardır. Tutulum yüzeyeldir. Sadece mukoza ve submukoza tutulumu mevcuttur.  Crohn hastalığına oranla habisleşme oranı hastalığın süresiyle artar. Tüm kolon tutulumu varsa mutlaka cerrahi gereklidir. Ülseratif kolitte yandaş hastalıklar olabilir. [Safra yolları tutulumu (primer sklerozan kolanjit) gibi] . Tanısı Crohn hastalığında olduğu gibi kolonoskopi ve biyopsiyle konur. Tedavisinde bağışıklık sistemini baskılayan ilaçlar ve gerektiğinde cerrahi işlemler vardır.

İrritabl bağırsak sendromu: Bu özel hastalıkta kalın bağırsak fonksiyonlarını gerektiği gibi yerine getiremez ve sonucunda hasta şişkinlik, karın ağrıları, kramplar, ishal veya kabızlık gibi şikayetlerle doktorlara başvurur. Kadınlarda menstrüasyon dönemlerinde şiddetlenme görülebilir. Sebebi kalın bağırsağa gelen sinirlerin aşırı duyarlı olmasıdır. Bu sendromda çok ağrı olmasına karşın kalın bağırsak zarar görmez. Hastanın hayat kalitesini düşüren ancak geleceği yönelik tehlike oluşturmayan bir hastalıktır. Tanısında baryumlu grafi ve kolonoskopi kullanılır. Tedavisinde beslenme alışkanlıklarının değiştirilmesi, ilaçlar ve stresin ortadan kaldırılması yer almaktadır.

TOKSİK MEGAKOLON

Kalın bağırsağın bir bölümünün veya tamamının herhangi bir tıkanma olmaksızın genişlemesidir. Ülseratif kolitin bir komplikasyonudur. Akut kolitlerin yaklaşık %9’unda görülür. İshal, yüksek ateş, çarpıntı, ortostatik hipotansiyon, dehidratasyon ve karında hassasiyet en sık görülen bulgulardır.
Tanısında direk grafide görülen hava sıvı seviyeleri ve kolon çapının çok artmış olması toksik megakolon lehinedir.
Tedavide ağızdan beslenme kesilir. Öncelikle ilaç tedavisi uygulanır. Bu tedaviye cevap alınamazsa cerrahi uygulanır.

SİGMOİD VOLVULUS
Sigmoid kolonun uzun olması veya kronik kabızlık nedeniyle kendi etrafında dönmesi sonucu tıkanıklık oluşmasıdır. Çoğunlukla yaşlı ve erkeklerde görülür. Karnın sol alt bölgesinde başlayan bir ağrı mevcuttur. Tıkanıklığa bağlı olarak hasta dışkı veya gaz çıkaramaz.
Tanıda direk grafi kullanılır. Direk grafide tipik olarak omega işareti, ters u veya sucuk belirtisi adı verilen görüntü mevcuttur.
Tedavide rektosigmoidoskopi yapılarak dönen bölümü ters yönde çevirmek ve cerrahi yöntemler uygulanır.

9

Kendi ekseni üzerine dönmüş sigmoid kolon

KOLON KANSERİ

Kolon kanseri beslenme alışkanlığıyla ilintili olabilir veya hastalıklar sonucunda gelişebilir. Genellikle 50 yaş ve üzeri kişilerde görülür. Ancak kalıtsal bir hastalığa bağlıysa veya birinci dereceden bir akrabada 50 yaşında önce ortaya çıktıysa kanserin oluşma yaşı da doğru orantılı olarak düşmektedir. Fast food türü yiyecekler,  liften fakir yiyecekler ve bağırsak geçişinin yavaşlaması kanser riskini arttırırken, yağsız ve lifli gıdaların fazla tüketilmesi kanser riskini azaltır. Ayrıca asprin, A,C ve E vitaminleri, kalsiyum ve selenyum da kanser riskini azaltan etmenler arasında yer alır.
Kolon kanseri için risk faktörleri :
 50 yaş üstü
• Premalign durumlar (10 yılı aşkın ülseratif kolit, striktürlü Crohn hastalığı, FAP, kolon polipleri öyküsü, HNPCC)
• Kolorektal kanser veya polipozis aile öyküsü
• 35 yıldan uzun sigara kullanımı
• Diyetle çok miktarda hayvansal gıdaların tüketimi ve lifli gıdaların az tüketilmesi

Kanser genellikle  adenomatöz polip zemininde gelişir. Direk olarak yayılabildiği gibi kan veya lenfler yoluyla da yayılım gösterebilir.

Kolon kanserinin spesifik bulguları hastalık çok ilerlemedikçe ne yazık ki yoktur. Erken dönemde bağırsak alışkanlıklarında olan değişiklikler dikkatle değerlendirilip gerek görüldüğü takdirde ileri tetkikler yapılmalıdır. Sol kolondaki (yani inen kolondaki) tümörler kolonun kalibrasyonunun azalması nedeni ile genellikle tıkanıklıkla belirti verirken sağ tarafa yerleşen tümörler ise çekumun geniş olmasından dolayı tıkanmadan çok kanama ile belirti verir ancak bu kanama sızıntı şeklinde olduğu için hasta durumu daha geç fark eder.
Tümör taramalarına 50 yaşından itibaren başlanmalıdır. 50 yaşında yapılan bir kolonoskopiyle temel bir fikir oluşturulduktan sonra her 5 yılda bir tekrarlanması gerekir. Her yıl ayrıca dışkıda gizli kan araştırılması gerekir. Bu sağ taraf tümörlerini erken yakalamak adına çok önemli ve hastayı rahatsız etmeyen bir tetkiktir. Eğer hastanın birinci derece akrabalarından birinde kolon kanseri öyküsü varsa taramalara akrabasında kaç yaşında çıktıysa o yaştan 10 yıl geri gidilerek başlanır. Hastada eğer kansere zemin oluşturabilecek bir durum söz konusuysa yaşa bakılmadan düzenli taramalara başlanır.
Tanıda kesinlikle kolonoskopi ve biyopsi şarttır.

Tedavide basit bir polip çıkartılmasından total kolektomiye kadar (tüm bağırsağın çıkarılması) değişik cerrahi seçenekler vardır. Bu seçenekler hastalığın evresine ve yerleşim yerine  göre değerlendirilir. Rektum kanserlerinde tümörün yerleşimine göre anüsün kapatılıp bağırsağın karın duvarına açılmasına kadar gidebilen cerrahi yöntemler uygulanılabilir. Ancak son dönemlerde gelişen cerrahi ve teknik şartlarla bu ameliyat çok sık yapılmamaktadır.

8

A: Çıkan kolondaki lezyonlar için çıkarılan alan

B:Transvers kolonun sağ tarafındaki kolondaki lezyonlar için çıkarılan alan

C:Transvers kolonun ortalarındaki lezyonlar için çıkarılan alan

D:Transves kolonun sol tarafındaki  lezyonlar için çıkarılan alan

E:İnen kolondaki lezyonlar için çıkarılan alan

F:Sigmid kolondaki lezyonlar için çıkarılan alan

 ***Schwartz Principles of surgery 2005

10

Kolon tümörleri en çok karaciğere metastaz yaparlar. Metastaz tedavisinde de tümör sayısına göre tümörün çıkarılması uygulanan cerrahi bir yöntemdir.