Hem erken evre rektum kanserlerinde (tedavi amaçlı) hem de ileri evre rektum kanserlerinde cerrahi tedavi yer almaktadır. İler evre rektum kanserlerinde amaç bağırsağın tıkanıklığının engellenmesidir. Bağırsak tıkanıklığı acil cerrahi gerektirebilecek bir durumdur ve acil cerrahi her zaman planlı cerrahiden daha çok komplikasyona yol açabilir.
Rektum kanserlerinin cerrahisinde hastalıklı bölümün çıkarılması gereklidir. Geçmiş yıllarda sık uygulanılan makatın kapatılması yöntemine teknik gelişmelerle artık pek de sık başvurulmamaktadır. Ancak ameliyat sonrası dönemde bağırsaklar arasında yapılan yeni bağlantının güvenliğini sağlamak amacı ile ince bağırsakların son bölümü geçici olarak (2-3 ay) karın duvarına ağızlaştırılabilmektedir.
Teknik gelişmeler rektum kanserlerinde de kapalı ameliyatın yapılabilmesine olanak sağlamıştır. Kapalı ameliyat daha az hastanede yatış süresi gerektirmesi, ameliyat sonrası ağrının daha az olması gibi faydalarından dolayı giderek daha da çok tercih edilen bir yöntem haline gelmiştir.

******http://nyp.org
Ameliyat sonrasında kısa dönem damardan beslenilmesi gereken hasta ortalama 5-6. günde taburcu edilebilmektedir. Ameliyat sonrası ne gibi komplikasyonlar olabilir???
1. Ameliyatta bağırsaklar arasında yapılan yeni bağlantıda kaçak olması ve buna bağlı olarak gelişebilen karın içi enfeksiyonlar.
2. Bağlanan damarların açılarak karın içine kanama olması
3. Aletlerin girişine bağlı olarak karın içi diğer organların yaralanması
4. Alet giriş yeri enfeksiyonları
5. Akciğer enfeksiyonları
6. Ölüm
Yorum: Laparoskopik cerrahi son 22 yılda ülkemizde gelişen ve giderek daha yaygın kullanım bulan bir tekniktir. Hastanın ameliyat sonrası konforunda oldukça ciddi bir üstünlük sağlayan bu yöntem bugün ancak çok tecrübeli merkezlerde ve tecrübeli ellerde yapılabilmektedir. Cerrahi tecrübe ameliyat sonrası komplikasyonların da önemli bir faktör olarak burada da önümüze çıkmaktadır.
AMELİYAT ÖNCESİ-SONRASI AMELİYAT DIŞI TEDAVİLER
Hastalıkla savaşta cerrahi, radyoterapi ve kemoterapi elimizdeki en güçlü silahlardır. Hastalığın vücuttaki yaygınlığı ve lenf bezlerinde bulunup bulunmaması tedavide hangi silahları kullanacağımızı belirlemektedir. Bazı durumlarda hastalığı küçültmek amacı ile radyoterapi ön plana alınabilmektedir. Ameliyat sonrası dönemde de lenf bezlerinin tutulu olup olmamasına göre kemoterapi ve radyoterapi kararı verilmektedir.




